ego ce6ego ce6 ucuz ego ce6 Ucuz Ego ce6 E Sigara Likit E Sigara Likit

.

.

.

.

.

Engelli Gençlerimize Engelsiz Bir Gelecek


Engelli vatandaşlarımız, sosyal yaşantımızın içerisinde farkına varamadığımız veya fark etmek istemediğimiz bir gerçektir. Sizler, kaldırımlarda zorlukla yürürken, onlar kaldırımlarda nasıl gezer, dilediklerince nasıl alışveriş yaparlar hiç düşündünüz mü? Siz gezerken acaba onlar neredeler diye hiç düşündünüz mü? Ya da tekerlekli sandalyelerle trene, otobüse veya vapura nasıl binerler diye hiç aklınızdan geçti mi? Belki bu güne kadar, engelli vatandaşlarımızın sosyal yaşantılarını nasıl sürdürdükleri dikkatinizi çekmemiş olabilir.
Bir engellinin kendi başına alışveriş yapabilmesi, asansöre veya vapura binebilmesi onların hayatlarında zaman zaman önemli bir aşama olabiliyor. Ülkemizde ve de bu yüzyılda engelli bir kişinin bu denli basit gereksinimleri yaparken sıkıntı çekmesi ne kadar şaşırtıcı değil mi?
Onların bu sıkıntılardan dolayı, hele kış aylarında sokaklarda, toplu ulaşım araçlarında, parklarda ve çeşitli mekanlarda göremesek de, her birinin yaşamlarını sürdürmek için verdiği çeşitli mücadelelerin olduğunu hepimizin bilmesi gerekir. Engelli vatandaşlarımızın, aileleriyle birlikte verdikleri mücadeleye toplum olarak katkı koymamız, verdikleri bu mücadelede, sadece var olmak ya da günü geçirmek için değil, ileride kalacakları yalnız yıllarında yaşamlarını nasıl düzenleyeceklerinin planlamasında yol gösterici olmamız gerekmektedir..  
Bu, bizlerin yaşadığı  ülkemizde, şehrimizde böyle. Peki, yurt dışında ki engelliler nasıl yaşıyor? Onlar da aynı problemlerle boğuşuyorlar mı dersiniz?
Sizlerle geçtiğimiz yaz yaşadığımız bir tecrübeyi paylaşalım hemen. Belki ülke olarak, vatandaş olarak bu konuda ki eksiklerimizi, hatalarımızı bir parça da olsa görmemize yardımcı olur bu anlatacaklarımız.           
17-21 Eylül 2010 tarihleri arasında, Hollanda Roterdam’da bulunan Malange Vakfı tarafından, yarısı Türk 11 engelli öğrenci ve bakıcıları ile toplam 22 kişiye İzmir gezisi düzenlenmişti. İzmir Platformu Başkanı Ahmet GÜREL, bu misafirlere ev sahipliği yapmış, kendilerine rahat ve konforlu bir gezi tertip edebilmek için ise gerekli her şey düşünülmüşdü. Bu gezide, ulaşımı sağlamak için İBŞB’ne ait bir otobüs tahsis edildi. Belediyeye ait işletmelerde çeşitli akşam yemekleri organizasyonu yapıldı. Konaklama ihtiyaçları Ege Palas Oteli’nde gerçekleşti. Ayrıca yeri gelmişken bu organizasyonda tüm imkânlarını kullanarak desteğini ve dostluğunu esirmeyen kişi ve kurumlara da teşekkürlerimizi tekrar sunmak isteriz.
İBŞB Başkanı Sayın Aziz KOCAOĞLU, ulaşım ve yemek organizasyonlarında bize çok güzel imkânlar sağladı. Ege Palas Otel Direktörü Sevda ZORLU ise, konaklama ve tüm otel imkânlarını esirgemeden hizmetimize sundu.
Sisuz Otel Çeşme Direktörü, İzmir Platformu Kurucu üyesi Sayın Bülent TERCAN Çeşme’de misafirlerimizi en güzel şekilde ağırladı. Özel İlgi Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Bornova Necla ÇELİK ESEN, bizleri okulunda misafir ederek Türk misafirperverliğini bir kez daha gösterdi.
Gelen 11 misafirimizin hepsi ortopedik engelliydi. Kimi koltuk değnekleriyle yürüyor, kimi de tekerlekli sandalye kullanıyordu. Yanlarında bakım ve eğitimlerine yardımcı olan 6 öğretmen de onlara eşlik ediyordu. Hollanda’da yaşayan Türk iş adamlarımızdan Bülent TÜRKER ve kendisi de ortopedik engelli olan iş adamı Tugay OSANMAZ ile birlikte bir TV kanalı da kamera ve yapımcısı ile devamlı çekim yaptı.
Güzel İzmir’imizin gezip görecek yerlerinden sadece bir kaçı için zaman vardı ve tarihi Kızlarağası Hanı da bunlardan biriydi. Ve ne yazık ki fiyaskonun başladığı yer burası oldu. Pasajın önüne geldiğimiz an tekerlekli sandalyeler için hiçbir düzenek olmadığını fark ettik. Sandalyelerin, pasajın içine girmesi mümkün değildi. Ve işte o anda anladık ki güzel şehrimizde engelliler için çok basit tedbirler ve hatta alt yapı hazırlıkları bile yoktu. Yabancı misafirlerimiz hayret ve hayal kırıklığı içinde o gün ki gezilerini farklı bir şekilde sürdürdü. Aksilikler sadece bu kadarla kalmadı. Belediye tarafından ulaşımımızı sağlayan aracın sürücüsü sadece şehir içinde hizmet verebildiğini söyleyince Çeşme’ye kendi imkânlarımızla bir otobüs edinerek gittik. Ama nasıl gittik?
Otobüs de engelliler için düzenek olmadığı için ortopedik engelli misafirlerimiz iniş ve binişlerde çok zorlandı. İzmir’den Çeşme’ye otobüsle gitmek bir engelli için ne kadar da zormuş meğer. Hâlbuki İzmir’in en güzel beldelerinden biri olan burnumuzun dibinde ki Çeşme’ye ulaşmak bu kadar zor olmamalıydı. Bin bir güçlükle bu sorunu da hallettikten sonra tekne gezisi için kolları sıvadık. Artık başımıza gelebilecek sorunlara karşı tecrübe edinmiştik az çok. Tabi ki korktuğumuz başımıza geldi. Ve tekneye tekerlekli sandalyelerle binmenin neredeyse imkânsız olduğunu anladık. Ama her şeye rağmen, hem de Hollandalı misafirlerimiz için eğlenceli, samimi ve en çok da bizim için eğitici bir organizasyon oldu.
Bizler için eğitici; çünkü Hollanda’dan gelen eğitmen ve bakıcılarla yaptığımız sohbetlerde, engelliler için şehrimizde çok eksiğimiz olduğunu anladık. Eksik sadece şehrimizin engelli düzeneğinde değildi. Ülkemizde ki engelli eğitimininde ne denli yetersiz olduğunu bir kez daha anladık. Avrupa ülkelerinde engelli kişilerin eğitimi, sağlık giderlerinin tamamı ve sonrasında istihdam imkânları devlet güvencesi altında sağlanıyor ve takibi yapılıyor. Ailelerine, bu konuda gerekli maddi manevi destek yine devlet tarafından sağlanıyor. Engelliler her alanda kendini ispat edebiliyor ve gösterdikleri başarı da yadırganmıyor. Çünkü onlar, toplumda farklı bir yerde değil, toplumun içinde her hangi bir birey olarak görülüyorlardı.
Gönül ister ki bizde de her şey aynı Avrupa ülkelerindeki gibi olsun. Bizim engelli vatandaşlarımız da diledikleri gibi eğitim görsün, çalışsın, gezip görebilsin. Bu dileklerimizin gerçekleşmesini isteyen herkesede bir parça rol düşüyor. Hepimiz el birliği ile yoktan var etmeyi öğrenmeliyiz. “Ben ne yapabilirim ki” değil “Ben de varım” diyebilmeliyiz. İşte o zaman toplumda ben değil, biz olarak var olduğumuzda engelli engelsiz her birey hak ettiği şekilde yaşamayı, eğitim almayı ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenebilir.
Biz İzmir Platformu olarak bu amaca hizmet etmek için herkesi;
Engelli olan ve olmayan çocuklarımızın/gençlerimizin, kendilerini toplum içinde daha rahat, işe yarar, yetenekli ve verimli hissedebileceği ortak bir projede beraber olmaya davet ediyoruz.
Bunun için;
101 genç şairimizi engelli engelsiz ayırt etmeksizin bir kitapta buluşturarak bu kocaman yürekleri birbiriyle kaynaştırmayı amaçlıyoruz.
Herhangi bir okula kayıtlı olsun olmasın ya da bir sivil toplum kuruluşu çatısında olsun olmasın, eline kalem kâğıdı alıp bizlerle duygularını paylaşabilen tüm gençlerimizin bize ulaştırdıkları şiirleri jürimiz tarafından değerlendirmeye alarak, uygun görülenleri ” 101 Yürek” adında bir şiir kitabında toplamayı planlıyoruz.
Projemizin detaylarını ilerleyen günlerde sitemizde daha detaylı olarak açıklayacağız.
Sevgili İzmirliler; sizleri, İzmir Platformu’nun bu ve diğer projelerinde yanımızda görmeyi yürekten diliyoruz. Unutmamak gerekir ki el ele verdiğimizde bizlerin aşamayacağı engel yoktur.

Sonsuz sevgi ve saygılarımla,

Günel ESKİSARI
İzmir Platformu Yönetim Kurulu Üyesi

 
1834/3 Sokak No: 18 D:10
Karşıyaka / İZMİR

Tel: 0232 367 86 51
Tel: 0532 665 19 25

Günün Anketi

Ne Düşünüyorsunuz?
 
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün21
mod_vvisit_counterDün29
mod_vvisit_counterBu hafta102
mod_vvisit_counterGeçen Hafta179
mod_vvisit_counterBu ay941
mod_vvisit_counterGeçen Ay1433
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar12076